3/11/2009 - SarıL YanLızLığına
Bazen herşey anlamsızlaşır, sözcükler tükenir,nefes alamaz,boğulur gibi hissedersin kendini. Masalar sandalyeler,duvarlar herşey üzerine üzerine gelir,sanırsın ki canın çıkıverecektir...
Seni anlamayan, boş konuşan boş bakan insanlarla sonuçsuz ve anlamsız cümleler paylaşmak zorunda kalırsın.
Ayrılamazsın,kurtulamazsın o ortamdan ne kadar istesen de. Hayatın gerekliliğidir bu, kurmuş olduğun düzenin getirdikleridir. Çaresiz boyun eğersin... Rüya olduğunu düşünür ve uyandırılmayı beklersin ne çare hiç uyandıran olmaz seni... Birileri bu hikayeyi yazmış ve başrolü sana vermiştir.
Konuşur....konuşursun ....Aklın yüreğin başka yerlerde,başka diyarlarda.
Ulaşamadığın,gidemediğin bir yer vardır ya hani gidemezsin,başka zamanlarda, başka mekanlarda olmak istersin hep. İstediğin arzu ettiğin,bir bakışına bir dokunuşa ömrünü feda etmek istediğin uzaktadır....
Canın yanar,yüreğin kavrulur ...
İmdat beklersin... Bu umutsuz bir çabadır bilirsin ama istersin de bir taraftan, Gözlerine bakarsın çevrendekilerin.
Farklı bir ışık, farklı bir açı yakalamaya çalışırsın ama :( Yoktur tekrar tekrar baksan da seni anlayan. Belki değişir birgün diye aynı gözlere bakarsın için titreyerek,avaz avaz susarak,sessiz çığlıklar atarak...
Yitirmişliğinle,tükenmişliğinle,suskunluğunla başbaşa kalakalır yalnızlığına sarılırsın...
Söz Bitti
|