2009-03-05 00:23:19 - yazılar |
| Yazan: sercinyoooo |
| yazılar iyiiiiiiiiiiii |
| Bağlantı |
2009-01-07 20:55:27 - slm |
| Yazan: ruzgar567 |
| Merhaba arkadaşım gerçekten çok güzel bir karikatür dizsi olmuş.Paylaşımın için teşekkürler |
| Bağlantı |
2008-11-01 23:34:51 - hayırlı geceler |
| Yazan: kuzeydenizi61 |
çok ilginç bir yaklaşım,çok beğendim,özellikle sonu müthiş
kendi için bir sözü bile kalmıyor,çünkü yok ki!! |
| Bağlantı |
2008-10-12 15:31:00 - sevgililer günü |
| Yazan: hayyalelfelah |
Hadi bugün O'na (CC) sevgini göster!
Sevgililer günü ya bugün.
O'nun için bir şey yap!
O'na kendini beğendir bugün!
"Seviyorum" diyorsun ya.
Hadi göster sevgini!..
O neyi seviyor, neyi sevmiyor öğren!
VE Sev O'nun sevdiklerini, sevmediklerinden uzaklaş!
Ki, O da sevsin seni.
Bilirsin, seven hep sevdiğini anlatır, "Bülbülün yüz hikâyesi varmış, hepsi de gül üstüne.." Bugün, ulaşabildiğin herkese O'nu anlat! O'nu ve O'nun en sevdiğini(SAV).
Telefonla, yüz yüze, kavlen ve fiilen O'nu anlat!
O, sana senden de yakın olanı..
O, seni senden de iyi bileni..
O, sen O'nu bıraksan da seni asla bırakmayanı..
O, en güzel sevda türküsünü, ölümsüzlük bestesini.
Sevgililer günü ya bugün..
Bilirsin, seven hep sevdiğini düşünür ya..
Bugün sen de hep O'nu düşün!
O'nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O'nu..
Meselâ;
Şimdiye dek isteyip te yapamadığın bir emrini uygula bugün!
Kılamıyorsan, bugün namaza başla!
Meselâ;
"Kur'an-ı mutlaka öğreneceğim" de!
Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine!
Bir ayet ezberle ve uygula onu!..
Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!..
Meselâ; bugün Sevgilini en az bir kişiyle tanıştır!
Hiç tanımadığın birine selam ver!
Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!
Meselâ;
İşyerine giderken O'nu hatırlatacak bir hediye götür bugün,
Ya da çal komşunun kapısını,yüreğini bölüş,
O'nu anlat bu vesileyle..
Bugün O'nun için bir şey yap!
Ama yalnız O'nun için.. Nefsini hiç karıştırma!
Cennet hesapları yapma bugün, karşılık bekleme!
Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın.
Bugün şöyle bir düşün!
Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine,
Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?..
Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?..
Yarım saat sürecek bir ziyaret için,
On dakika sürecek bir yemek için, mutfakta ne kadar kalıyorsun?..
Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğuk gecede?..
İşverenin ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini?..
Sınıfını geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzüne katarsın?..
Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl da çırpınırsın.
Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının,
SÖYLE, yüzde kaçını Allah için, Habibullah için yaptın bugüne kadar?..
Evet bugün sevgililer günü..
Sen de buluş Sevdiğinle bugün!
At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine..
O'nun sevmediği her şeye "elveda" de!
Gözyaşların armağan olsun O'na..
Gözyaşların ve zaten O'nun olan yüreğin..
Bugün ve her gün!
http://hayyalelfelah.blogcu.com/ |
| Bağlantı |
2008-08-09 21:16:13 - Allah razı olsun |
| Yazan: SECDEM |
Böyle güzel bir şiiri bizimle paylaştığım için çok saol Allah razı olsun .....
uzun zaman dır gelemiyorum ziyaretine kusura bakma sessizcığlık senide beklerim ... neyse Allaha emanet ol.. S.A. |
| Bağlantı |
2008-08-03 11:21:41 - merhaba |
| Yazan: hayyalelfelah |
SON EZAN
Ne zaman ki o Server, Mekkeden etti hicret.
Yayıldı ondan sonra gün be gün islâmiyyet.
Mescid-i Nebî'nin de, tamâmlandı inşâsı.
Resûlullah, burada kılar oldu namâzı.
Ve islâm târihinde, “İlk ezân”ı okuyan,
“Bilâl-i Habeşî”dir sahâbe-i kirâmdan.
Çok gür ve pek tesirli var idi ki bir sesi,
Ezâna başlayınca, ağlatırdı herkesi.
Artık Resûlullah'ın müezziniydi “Bilâl”.
Sesini işitenler, alırdı başka bir hâl.
Resûlullah, onu hiç ayırmazdı yanından.
Özel hizmetini de yapardı çoğu zaman.
O zamanki cenklerin, bulundu her birinde.
Resûl’ün yanındaydı yine Mekke fethinde.
O gün dahî Kâbede okudu ki bir ezân,
Sevinç gözyaşlarıyle ağladı her müslümân.
Lâkin Resûl göçünce, âhiret âlemine,
Tâkat getiremedi bu ayrılık derdine.
O günden îtibâren, okumadı hiç ezân.
Zîrâ onun kalbini, yakıyordu bu hicrân.
Dar geldi dünyâ ona bu hasret ateşiyle.
Gece ve gündüzleri ağlardı gözyaşiyle.
Medîne'de yaşamak, zor geldi ona gâyet.
Sıddîk’tan izin alıp, Şam'a gitti nihâyet.
O, bu üzüntü ile geçirirken günleri,
Gördü bir gün rüyâda, “hazret-i Peygamber”i.
Resûl onu görünce, buyurdular ki derhâl:
(Beni ziyâret için gelmez misin ey Bilâl?)
Uyanıp, Medîne'ye yola çıktı o günü.
Ravda-i mübâreke sürdü yüz ve gözünü.
Hasret ve muhabbetle eyliyerek ziyâret,
Sevinç gözyaşlarıyla ağladı uzun müddet.
Resûl’ün torunları “Hasan” ve “Hüseyin” de,
Gördüler kendisini o gün Ravda önünde.
Boynuna sarılarak, ağladılar bir zaman.
Dediler: (Okur musun Medîne'de bir ezân!)
O gün ısrâr edince “Bilâl”e onlar bunu,
Kıramadı Resûl’ün bu iki torununu.
Bir sabah ezânını okuduğu zamanda,
Yayıldı dalga dalga, sedâsı semâlarda.
Kadın erkek, yaşlı genç, bu sesin tesiriyle,
Sokağa fırladılar Resûl’ün sevgisiyle.
Sanki Resûl-i ekrem dünyâya dönmüş gibi,
Sevinip ağlaştılar, o sabah her sahâbî.
Lâkin Resûlullah'ın ismini söyleyince,
Teessürden, kaybetti kendisini hemence.
Zor bitirdi ezânı, pek çok ağladığından.
Bu, onun okuduğu olmuştu en “Son ezân”.
|
| Bağlantı |
2008-07-08 14:52:31 - s.a. |
| Yazan: asskim |
| Çok güzelmiş yaa, hayatın gerçekleri |
| Bağlantı |
|
SeSSiZ ÇıĞLıK 
Sessiz ÇığLıkLarım Var Benim... Hep Yüreğimde AsıLı KaLan...
|

|